Kutu Oyunları Devri Kapandı!

Apple Store ve Google Play Store var olduğundan beri gelişime ayak uyduran uygulama (aplikasyon) tasarımcıları da bu sektörden büyük bir pay almakta. Sırf oyun ve program aplikasyonu tasarlayarak hayatının sonuna kadar yetecek parayı kazananlar bile var. Çok da şaşırmamak gerek aslında, ne de olsa fikir gerçekten çok iyiyse, bir de şansınız yaver giderse sizden iyisi yok. Bu her şey için geçerli. Çok iyi bir fikriniz bir de yazılım bilginiz varsa hemen şimdi uygulamanızı yapın ya da sadece bu işlerden anlayan bir tanıdığınız bile olsa fikrinizi paylaşın ve ortağınızla hemen işe koyulun. Tabii bu sektörde büyük kazançlar sağlayabilmek için iyi bir reklam ve pazarlama stratejisi de şart. Bunun yanı sıra uygulamanızın kullanıcılar tarafından olabildiğince indirilmesi ve kullanılması gerekiyor.

Bugünkü yazımda tamamen eski ve yeni karşılaştırması yapacağım. Hani o seneler öncesinde bıraktığımız, unutulmaya yüz tutmuş en eskilerden Scrabble ve Monopoly, daha sonralarında çıkan ilginç bilgi yarışması kutu oyunu Trivial Pursuit ya da Tabu gibi birçok kutu oyununun üretimleri artık duraklama dönemine girdi girecek. Daha da eskilere gidersek, tarihi M.Ö. 2600’e dayanan ve Irak’ta keşfedilen Asil Ur Oyunu, satrancın yüzyıllar önceki atası kabul edilen Chaturanga, 16 yüzyılda icat edilen Hint oyunu Vaikuntapaali ve daha nicesi… Teknoloji trenini kaçırmayanlarsa kendi markalarının aplikasyonlarını çoktan tasarlayıp sundular bile. Kutu oyunları sektörde ilerlemek artık neredeyse imkansıza yakın ama yine söylüyorum, iyi bir fikir her şeyin üstesinden gelecek güce sahip. Çünkü o çok iyi ve farklı olduğuna inandığınız fikriniz ve nihayetinde hayata geçirdiğiniz kutu oyununuz, bir koşuşturma içinde yaşadığımız teknoloji çağında bizi şöyle bir eskilere götürmeye yeter de artar. Telefonda veya tablette oynamaya kıyasla daha manuel olan kutu oyunları, oynadığımız kişilerle iletişimimizi artırıyor, hatta kendimizi daha iyi tanımamızı sağlıyor. Kur-kaldır çilesinden kurtulmak isteyenler, yani bizler, tembellikten çoğumuz, kutu oyunlarını paketledi ve çoktan baza altına gönderdi bile, hatta birçoğu parçası kayıp diye çöpe gitmiş bile olabilir. Onun yerine akıllı telefonlarımıza gereksiz bir sürü oyun indirdik ve bankada, trende, otobüste, bazen ailemizle/arkadaşlarımızla yemekteyken açtık telefonu, oyunumuzu oynadık. Tanımadığımız kişilerle, tek bir cümle dahi etmeden kelime türettik, tavlayı koltuk altına vermenin hazzını yaşayamadan yendiğimizi sandık, güya Monolpoly’de şehirler kurduk, kim bilir belki borçlandık. Halbuki bu oyunlar için ailemizle, arkadaşlarımızla özel olarak toplanır, zaman öldürmek için değil, aksine sevdiklerimizle keyifli vakit geçirmek için oynardık. Bana kalırsa hakikaten de kutu ve masa oyunları artık amacına hizmet etmiyor, en azından birçoğumuzun kullandığı şu haliyle…

Diyelim ki fikriniz çok güzel ve kutu oyununuzu tasarlayıp ürettiniz. Satışlarınızın iyi gitmesi takdirde, maalesef iyi haber veremeyeceğim çünkü tetikte olan uygulama yazılımcıları hemen işe koyularak oyununuzun tıpatıp aynı formatını yapıp, sadece ismini değiştirerek Google ve Apple Store’da yayınlıyor. Zaten gitgide globalleşen ve tek tipleşen bizlerin eskiden çok sevdiği kutu oyunlarını, artık hem cebimizden para gitmeden hem de kurma kaldırma, oynamak için oyuncu bulma gibi zahmetlere girmeden cep telefonumuzdan dünyanın öteki ucundan biriyle bile oynamamızı sağlıyor. Demiyorum ki bu çok kötü, ya da yeniliğe ve gelişime karşıyım, ben sadece eskiden zevk aldığımız şeyleri unutmamamız, elimize her tutuşturulan yeni şeyin sorgusuz sualsiz eskisinin yerini almaması gerektiği görüşündeyim.

Bana göre kutu oyunlarının en önemli özelliği sevdiklerimizle eğlenmek, iletişim kurmak, bir şeyler paylaşmak, kısacası başkalarıyla konuşmak ve en önemlisi de eğlenirken öğrenmek. Belki siz de şimdiye kadar bu tür oyunlara bu açıdan hiç bakmamıştınız. Bence şimdi evdeki kutu oyunlarını ortaya çıkarmanın tam vakti. Mesela telefonunuzdan oynadığınız Scrabble ile gerçek yani manuel olarak oynadığınız Scrabble oyunu ya da telefondaki okey uygulamasıyla her oyun sonrası en az 3 dakikanızı alan okey masası kurup oynama arasındaki fark ne sizce? Hangisinde gerçekten iyi vakit geçiriyorsunuz? Bu tavla için de satranç için de geçerli. Ben bile zamanında anneanneme birkaç kere tabletten kart oyunlarını nasıl oynayacağını gösterdim, yapabilmesine rağmen kaç kez “gerçek” oyun kartlarıyla fal açmanın hazzı başka hiçbir şeyde yok.” cevabını aldım. Anlatmak istediğim de tam olarak bu işte… Tüm kutu ve masa oyunlarının hepsi o kadar yakınımızda ki, hızlıca indirip, saniyeler içerisinde oynayacağımız kişilerle eşleşip, kazanmayı hedefliyoruz. Sadece kazanma odaklıyız. Peki ya oyunun amacı nerede? Eğlenmek mi kazanmak mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: