Sosyal Medya Detoksu

Teknoloji çağ atladıkça, bizi deyim yerindeyse esareti altına aldıkça ve biz de tüm bu değişimlere sanki anne karnında öğrenmiş gibi salisesinde ayak uydurdukça hayatımıza giren yeni kelime gruplarına, kavramlara bayılıyorum; tıpkı sosyal medya detoksu (social media detox) gibi… Peki nedir bu kavram ve ne zaman ortaya çıktı? Denedim mi? Denediysem artıları ve eksileri neler oldu?

Sosyal Medya Detoksu Nedir?

Aslında pek çoğumuzun bir kez veya birkaç kez girişimde bulunduğu, ancak detoks yaptığının dahi farkına varmadığı bir kavram sosyal medya detoksu. Ve açık olmak gerekirse bu durum genellikle iki nedenle ortaya çıkıyor. Bunlardan ilki depresif durum, diğeri de sosyal medyada harcanılan süre “acı gerçek” gibi yüzünüze vurulduğu an buna bir çözüm bulma arayışına girildiği durum. Detoks, hepimiz biliyoruz ki kelime olarak “arınma” anlamına geliyor. Haliyle sosyal medya detoksu da en basit tabiriyle tüm sosyal medya mecralarından uzaklaşmak adına hesaplarınızı bir süreliğine dondurma olarak tanımlanabilir.

FOMO — Fear of Missing Out

Hani yazının başında da söylemiştim ya YENİ KAVRAMLAR! Bu kavram ilk olarak 2004 senesinde yazar Patrick J. McGinnis tarafından ortaya atılmış. FOMO/Fear of missing out, yani gündemi kaçırma korkusu; anksiyeteye ve depresyona dahi yol açabilitesi var! Sosyal medya detoksu da tam da bu denli level atlamayı önlemek için gerekli işte. Ne zamanki elinizden telefonunuzu düşürmediğiniz, anbean her şeyi takip etme isteğiniz olduğunu hissettiğinizde FOMO ile karşı karşıyasınız demektir ve en acilinden bir sosyal medya detoksuna ihtiyacınız var.

Sosyal Medya Detoksu Gerekli mi?

Bu kişiye göre değişken cevapları olabilecek bir soru elbette ama özellikle IOS kullanıcılarının telefonlarından ve hemen hemen tüm sosyal medya platformlarının ayarlar kısmından takip edebilecekleri “ekranda geçirilen süre” ile yüzleşildiği an olanlar oluyor işte. Şaşıp kalıyorsunuz muhtemelen. Oldum olası uykusuzluk probleminiz yoktu mesela. Uykunuz gelsin diye 5–10 dakika oyalanmak için elinize aldığınız telefon yüzünden saatin sabah 4 olduğunu bile fark edememişsiniz. Sosyal medya kullanımınız, “bağımlılık ve kötü alışkanlıklar” kategorisine girmeden bu işe bir önlem mahiyetinde sosyal medya detoksunu uygulamanız faydanıza olur. Tüm sosyal medya hesaplarınızı, “Neden donduruyorsun, seni özleyeceğiz” sorusuna “Bir süreliğine ara vermek istiyorum.” ya da “Çok zamanımı alıyor.” şıklarından birini işaretleyerek size “öneri sunulmadan” dondurabilirsiniz.

Evet, tebrikler! Artık sosyal medya detoksunuz resmi olarak başlamıştır!

Peki ya sonra?

Sosyal medya hesaplarınıza bir süreliğine “elveda” dediğinize göre muhtemelen şu an sudan çıkmış balığa döndünüz. O yüzden tüm hesapları kapatmadan önce bu süreci nasıl geçireceğinizin ufak bir planlamasını yapmanız çok daha faydalı olacaktır. Mesela günlük Instagram’da geçirdiğiniz 1 saati, Facebook’taki yarım saati, Youtube’daki 1,5 saati toplayıp 3 saatlik süreyi nasıl verimli geçireceğinizi düşünmekle işe başlayabilirsiniz. Dönem dönem sosyal medya detoksunu deneyen biri olarak tavsiyelerim;

Yeni uğraşlar bulun

Sigarayı yeni bırakmış birine söylenen bir söz gibi farkındayım ama 2–3 saatlik bir boşluktan bahsediyoruz burada sonuçta. Hadi 1,5 saatini daha verimli çalışmaya ayırdın, kalan 1,5 saatini de daha farklı bir şey yapmaya ayırabilirsin. Kitap okumak, makale okumak, blog platformlarında gezinmek, blog açmak bile olabilir belki. Okuma ve yazmanın her türlüsünü deneyin. Ayrıca yeni ve daha önce denemediğiniz bir şey belki de şu yaşa kadar keşfedemediğiniz yeteneğinizi ortaya çıkaracaktır.

Her güne 1 film

Evet, elinizi ayağınızı nereye koyacağınızı şaşırdınız, her gün işte, molalarda, öğle arasında, yemek yerken, dizilerin reklam aralarında ve uyumadan önce takıldığınız sosyal medya hesaplarınız bir anda elinizden alındı. Ama çok daha iyisi var! Her gün 1 film izleyin. Ne izleyeceğinizi bilmiyor ya da seçtiğiniz filmin “vakit kaybı” olacak kadar kötü çıkması riskini alamıyorsanız, işte film arşivim.

Günlük egzersiz rutini oluşturun

Sosyal medya için harcadığınız süre bu söylediklerimin hepsine yetecek endişelenmeyin. Günde minimum 25–30 dakika egzersiz ile hayatınıza yeni ve sağlığınız için faydalı bir “günlük rutin” oluşturmak için en doğru zaman şu an. Belki meditasyon ve yogaya da yönelebilirsiniz. Ne de olsa gerçek dünya; daha doğrusu içsel dünyanıza doğru yolculuğa çıkıyorsunuz. Kendinizi keşfetmekten kaçındığınız için sosyal medyaya koştuğunuz zamanlara sayın, bir an önce harekete geçin.

Gerçek dünyanın tadını çıkarın

Sosyal medyada gördüğünüz lüks villalar, tatil köyleri, kamp manzaraları, içinizin gittiği Doğu Ekspresi vagonları, nefes kesen National Geographic manzaraları ve dahası; sizin dünyanız ve sanal dünya arasındaki uçurumu gitgide içinden çıkılamaz bir hale getiren sosyal medya kanallarından uzaklaştınız, kendi mütevazı dünyanıza hoş geldiniz! Hiç yabancılık çekmeyin, aslında hep buradaydınız sadece gün içinde belirli aralıklarla sanal dünyanın büyüleyici etkisi altındaydınız. Like ve Follow’larınızla başkalarının cebini doldurmak yerine bir süreliğine de olsa kendi dünyanızı güzelleştirmeye çaba harcayabilirsiniz. Kişisel gelişiminize yatırım yapın ve inanın bana detoksunuz bittikten sonra sosyal medyada takip ettiğiniz hesaplar konusunda da köklü bir değişime gidecek ve belki de bir daha hiç detoks yapma ihtiyacı hissetmeyeceksiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: